SON BASKI 

PALTOLU BİR AKŞAMDAN GERİYE KALANLAR

Yazı masamın üzeri ne zamandır dağınık, karışık. Notlar aldığım kâğıtlar, içlerine gazete kupürleri koyduğum ajandalar, ses kayıt cihazları, fotoğraf makinesi, kalemler, kartvizitler, dosyalar, ekonomi ve edebiyat dergileri, kitaplar… Ne zamandır duruyorlar öylece. Biriktiler. Birikiyorlar.

Kitaplığımı daha geçen aylarda düzenledim. Onlar da ne zamandır dağınık ve karışıktı. Önce hepsini yan odaya taşıdım, rafları boşalttım ve ardından edebiyattan politikaya, felsefeden ekonomiye sınıflayarak bir düzene soktum yeniden. Şimdi daha derli toplular.

Masama bakıyorum yeniden. Hâlâ dağınık. Çok karışık.

İSTİNYE BALIKÇISI’NDA BİR KASIM AKŞAMI

Kasım ayının üçüncü ve son dönemeci. İsmail Güneş, Cemal Demircioğlu, Metin Bulut’la bir aradayız. Adana’da pastırma yazı yeni bitmiş, soğuklar bir anda bastırmış, paltolarımızla İstinye Balıkçısı’nın bahçesinde oturuyoruz.

Eskilerden konuşuyoruz. Aslında o kadar eski sayılmaz. Ama ‘eski’ gibi konuşuyoruz. Adana’yla başlayıp Kapadokya, Gaziantep, İzmir, İstanbul’daki ‘Son Baskı’ buluşmalarımızdan bahsediyoruz. O buluşmalarımızdaki paylaşımlardan, ‘yazı’ sohbetlerinden, rakılı kahkahalı muhabbetlerden dem vuruyoruz. En önemlisi de benzerine az rastlanır bir özveri ve gönüllülükle hazırlanan yazılardan, onların yayınlanmasından, o buluşmalar için yaşadıkları şehirlerden kalkıp Kapadokyalara, Gazianteplere gelen gönül dostlarımızdan söz ediyoruz.

Gözlerimiz mi doluyor, belki farkında değiliz; ama sanki için için ağlıyor, bir kasım akşamı buğulu bir balıkçı sandalında sallanıyor gibiyiz. Suskunlaşıyoruz. Birbirimizin gözlerine bakıyoruz. Cemal Abi, sigarasından bir fırt çekiyor.

YENİDEN ÜRETMENİN ZAMANI GELDİ

5 Ocak 2004 tarihinde Adana merkezli olarak yayın hayatına başlayan Son Baskı için, 2014 yılı biterken yayın hayatına son verme kararı almıştık. Bu karar, elbette başta ben olmak üzere özellikle bazı arkadaşlarımız için derin üzüntü sebebi olmuştu.

Son Baskı, 11 yılda Türkiye genelinde 150’den fazla yazarı ağırladı. Bazen katkı koyanlar arasında yurt dışından isimler de yer aldı. Amatör bir ruhla yayın yapan sanal dergimizde yıldızı parlayan, yazılarını kitaplarda bir araya getiren arkadaşlarımız oldu. Hepsiyle gururlandık, mutluluklarına ortak olduk. Hatta şiir geceleri düzenledik, duygular denizinin lacivert sularında gönül dostlarımızla birlikte meşke daldık.

Sanal dergimiz kapandıktan sonra ne zaman bir Son Baskı yazarıyla konuşsam, bana söylediği, “Keşke kapanmasaydı” oluyordu. Ben de hep kendime, “Keşke kapatmamış olsaydık” diyordum. Günler böyle geçiyordu. Üstelik medyamızın da son zamanlardaki içler acısı durumu, okurun nitelikli şeyler okuma isteğini her geçen gün artırıyordu.

İstinye Balıkçısı’nın bahçesinde otururken sanal dergimizin kurucusu ve ilk editörü İsmail Güneş Hoca’ma bunları söyledim, “Son Baskı’nın kapanması içimizde derin bir yara açtı” dedim. İsmail Hoca’m, önce gözlerimin içine baktı, sonra “Tamam Başar” dedi ve ekledi: “Zamanı geldi.

5 yıl önce derin üzüntülerle kapatma kararı aldığımız Son Baskı’yı yeniden açma kararı da işte o masada alınmış oldu.

Metin Abi çaylarımızı söyledi, Cemal Abi sigarasından bir fırt daha çekti, az önceki buğulu bakan gözlerimiz yerini heyecanlı gülümseyişlere bıraktı.

SÖZ UÇMAYACAK YAZIDA KALACAK

Söz Uçar Yazı Kalır’ parolasıyla 16 yıl önce yayın hayatına başlayan Son Baskı Sanal Dergi, kuruluş yıldönümü, aynı zamanda Adana’nın da kurtuluş günü olan 5 Ocak 2020 tarihinde yayıncılığına kaldığı yerden devam ediyor.

Heyecanımız büyük.

Son 10 gündür, yazarlarımıza yeniden ulaşmaya başladım. “Kaldığımız yerden devam ediyoruz” diyorum, sevinçli geri dönüşler aldıkça da ne kadar doğru bir karar verdiğimizi bir kez daha anlıyorum.

Yazılar gelmeye başladı bile.

Yayına hazırlar.

HAYDİ, BAŞLAYALIM!

Şimdi yeniden çalışma odamdayım. Ocak ayının ilk günleri… Hava yağmurlu… Kitaplığımdaki raflar düzene girdi, masamı da düzene sokma vakti artık.

İstinye Balıkçısı’ndaki kasım akşamı güzel bir başlangıca vesile oldu.

Şimdi, geçen 5 yılda biriktirdiklerimizi, bundan sonra biriktireceklerimizi yazıya dökme zamanı.

Haydi, başlayalım.

Bu yazıya yorum yapamıyorsanızlütfen Facebook hesabınıza giriş yapınız
Paylaş:

Benzer yazılar